Atatürk, Ziya Gökalp, Mustafa Necati, Hasan Ali vd. Türkçü aydınlarımız, emperyalizm karşıtıdırlar. Kuvvayı Milliye 'nin hiçbir üyesi, kimliğinde taşıyan Kemalist hiçbir vatanseveri, hiçbir zaman emperyalistlerin tarikatına girmediler.
Masonlar, Batının ürünü bir tarikatın müritleri olarak, gerek dernek çatıları altında, gerek yaşamın her alanında, Tanzimat’tan bu yana Batıcılığı, Türk toplumu için zorunlu gelişme yolu olarak göstermekte, Atatürk’ün “muasır medeniyetler seviyesi” hedefini de Batıcılık olarak göstermeye çalışıp, emperyalizmin Truva atı olarak, kendi ideolojilerine Atatürk’ü perde yapmaya çalışmaktalar. Atatürk ile ilgili buraya kadar aktardıklarımız, her anlamda Atatürk milliyetçiliği, devrimciliği, halkçılığı, yurtseverliği ve emperyalizm karşıtlığı; mason öğretisi, ideolojisi ve emperyalizm uşaklığı ile taban tabana karşıt olduğunu vurgulamaya gerek var mı?
Atatürk’ün masonluktan, gençliğinden bu yana rahatsız olduğu ve stratejisinin en uygun zamanlamasında da masonluğu kapattığını gördük. Masonlar, bu gerçeği hiçbir ahlaki değer ve gerçeğe saygı taşımadan yalanlarla, uydurmalarla çarpıtmalarla, Atatürkçü gözükmeye çalışmaktalar.
(...)
Mustafa Necatigil ve Hasan Ali’nin mason olduğuna dair, masonların ortaya koyabildiği belge niteliğinde başvuru yazısı, giriş ve toplantı tutanağı, üye kayıt belgesi hiçbir doküman ortaya koyamıyorlar. Masonlarla ilgili hiçbir yazışma, anı, vb. yazılı kitap, anı, makale, söyleşi de Hasan Ali’nin mason olduğuna dair tek bir tümce yok...
Masonlarla ilgili hiçbir yazışma, anı, vb. yazılı kitap, anı, makale, söyleşi de Hasan Ali’nin mason olduğuna dair tek bir tümce yok.
Mustafa Necatigil ve Hasan Ali’nin kişiliği, masonların o komik hareketli törenlerine katılmasına, üst dereceli masonların önünde esas duruşda durmasına izin vermez. Emperyalizm karşıtı, Hasan Ali’nin; Türkçü, Türk milliyetçisi, vatansever, laik ve devrimci kimliği ile emperyalizmin uzantısı ve Truva atı Yahudi- Hıristiyan Mason Tarikatı’na üye olacak?(...)
Ziya Gökalp’in mason olduğunu masonlar ilk kez, 1969 da Sabahattin Arıç tarafından ortaya belge,
kanıt ortaya koymadan uydurduğu yazı sonrası söylemeye başlarlar. Bütün atıf bu yazıyadır. Mahalle
dedikodusu bile olamayacak düzeysizlik içinde bir iftiraya dayanırlar.
Atatürk, Türkçü Aydınlar ve Mason yalanları
Görüntüleme: 253